Ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2017 Perşembe



Sanat Tarihçi YouTube'da !

26 Ocak 2017 Perşembe

 

Herkese merhaba,


Bu yazıda sanat tarihçi oluşumunun neler yaptığını anlatıyoruz.

Sanat Tarihçi öncelikle 2014 yılında kurulmuş kamuoyunda sanat tarihi ve arkeoloji dallarının bilinirliğini arttırmak amacı güden bir oluşumdur.

Sanat Tarihçi oluşumunun geçici web adresi olan sanatintarihcisi.blogspot.com üzerinden Türkiye'den ve Dünya'dan güncel arkeoloji, keşif ve sanat tarihi ile ilgili haberler, makaleler, ders konuları ve kitaplar yayınlanır.

Sanat Tarihçi oluşumunun twitter hesabı üzerinden sosyal medya üzerindeki sanat tarihi ve arkeoloji ile ilgili haberler yayınlanır ve bu tarz diğer hesaplarla etkileşime geçilerek bir birlik kurarak sanat tarihçi oluşumunun temel amaçlarından biri olan bilinirliği arttırmak amacı ile çalışmalar yapılır. Aynı şekilde eş zamanlı olarak sanat tarihçi'nin facebook sayfası üzerinden de yayınlar devam etmektedir.

Sanat Tarihçi oluşumunun instagram hesabından web sitesi üzerinde yayınlanan makalelerin görselleri ile birlikte özet ayrıntıları paylaşılır.

Son olarak Sanat Tarihçi oluşumunun YouTube kanalı üzerinden Sanat Tarihi ile ilgili seçtiğimiz konularda hazırladığımız videolarda konu hakkında anlatım ve içerikler yayınlamaktayız.

Sanat Tarihçi Nedir ?

16 Aralık 2016 Cuma

Çatalhöyük


Tarih Öncesi Çağlarda Sanat


Günümüzden  yaklaşık 5200 yıl önce Mezopotamya’da Sümerliler tarafından yazının bulunması ile insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi gerçekleşmiştir. Yazının bulunması aynı zamanda tarih çağlarının başlangıcı olarak kabul edilirken, farklı coğrafya ve uygarlıklarda yazı aynı zaman diliminde kullanıma girmediği için tarih çağları farklılaşabilmektedir. Anadolu’da M.Ö. 1950’lerde Asur Ticaret Kolonileri vasıtası ile yazıyla tanışılmıştır. 


Tarih öncesi dönemler taş ve maden çağları olmak üzere iki ana tarihsel kategori altında değerlendirilir. Maden Çağı kullanılan madenin niteliğine bağlı olarak Bakır, Tunç ve Demir Çağları olmak üzere üç alt dönem içinde ele alınır.




Yaklaşık 2 milyon yıl devam ettiği öne sürülen Paleolitik Dönem insanın biyolojik ve kültürel evriminin önemli bir bölümünün geliştiği, avcılık ve toplayıcılığın insanın temel ihtiyaçlarını elde etme biçimi olduğu, taşın en temel kültürel üretim malzemesi olarak karşımıza çıktığı bir oluşum ve değişim evresidir. Paleolitik Dönem kendi içerisinde başta taş teknolojisindeki değişim ve iklim koşullarının belirleyiciliğinde değişen türlü olgulara bağlı olarak “Alt”, Orta ve Üst Paleolitik olmak üzere üç ana evreye ayrılmıştır.


Anadolu’da tarih öncesi dönemlerde yaşamın varlığına dair çok sayıda bulgu olsa da, bahsi geçen döneme ait insan fosilleri çok azdır. Söz konusu dönemlerde insanların yaşam biçimlerini ortaya koyan veriler aynı zamanda dönem insanının barınağı olan Mağaralardır. Fransa’da Lascaux Mağarası ve İspanya’da ise Altamira Mağarası Paleolitik Dönem insanından günümüze kalan en önemli kültürel miraslara ev sahipliği yapar. Her iki mağarada yer alan duvar resimlerinde başta bizon olmak üzere bir çok hayvanın resmedildiği, av sahnelerinin yer aldığı görülmektedir. Üst Paleolitik Çağda üretildikleri bilinen söz konusu resimler günümüzdeki sanat algısı ile bakıldığında bir çok sanat tanımında yer alan olgular ile açıklamanın mümkün olmadığı eserlerdir. Bitki yağları ile yapılan resimlerin kötü ruhları uzak tutmak ya da kovmak ve bereket getirmesi amacı ile  resmedildiği, araştırmacıların üzerinde fikir birliğine vardığı sonuçlardır. Anadolu’da Paleolitik Çağ’ı temsil eden önemli yerleşimler Antalya Karain ve İstanbul Yarımburgaz Mağaralarıdır. 



Altamira Mağarası




Lascaux Mağarası




Mezolitik Çağ Mikrolitleri
Paleolitik Dönem ile Neolitik dönem arasında bir geçiş süreci olarak tanımlanan Mezolitik Çağ avcı ve toplayıcı kültürün devam ettiği, fakat başta iklim koşulları olmak üzere türlü değişkenlerin belirleyiciliğinde küçük kulübelerin yapıldığı, ok ve yayın kullanılmaya başlandığı mikrolit adı verilen yontma taştan küçük aletlerin dönemin temsili olduğu bilinmektedir. Anadolu’da Paleolitik dönemde kullanılan başta Karain olmak üzere Beldibi, Belbaşı, Öküzini, Konya Derviş Hanı, İstanbul Büyük ve Küçük Çekmece’nin yerleşim alanı olarak kullanıldığı anlaşılır. 



  • M.Ö. 10.000 den sonra:
  •  Son buzul çağının sona ermesi
  • Artan hava sıcaklığına bağlı olarak değişen iklim koşulları
  • İnsanların ve hayvanların yaşam alanları ile birlikte yaşam biçimlerinde de değişimleri beraberinde getirmiştir.
  • İnsan en başta yaşaması için gerekli su kaynağına yakın olma güdüsü ile nehir kenarlarına yerleşmiş, benzer süreç hayvanlarda da gözlemlenmiştir.
  • Bahsi geçen etkenlerin sonucu olarak Neolitik dönemde insan ilk defa doğal oluşumlar dışında barınacağı konutlar inşa etmiş, hayvanları evcilleştirmiş ve yerleşik yaşama geçmiştir.
  • Aynı zamanda bu dönemde insanlar tarıma başlamışlar ve yiyecek ihtiyaçlarının bir kısmını üreterek depolamaya başlamışlardır.
  • Neolitik Dönemin Anadolu’daki en önemli yerleşmeleri Diyarbakır Çayönü, Aşıklı Höyük, Hacılar, Aksaray Can Hasan, Urfa Göbekli Tepe, Konya Çatalhöyüktür. 



ÇATALHÖYÜK



Göbekli Tepe’de son dönem kazı çalışmalarında dünyanın en erken Tapınak yapılarının ortaya çıkarılması, genel kanının aksine M.Ö. 9. Binin ikinci yarısından itibaren Anadolu Neolitik Toplumunun küçük tarımcı köy topluluklarının çok ötesinde gelişmiş bir organizasyona sahip olduklarını ortaya koymaktadır.  Dönemin araştırmalar sonucunda ortaya çıkan ve günümüze ulaşan kültürel mirasları, yerleşik yaşamın en belirgin temsili konutlar ile birlikte, inanç sistemi ile bağlantılı tapınaklar, dikili taşlar, kabartma, heykel ve duvar resimleridir.






KALKOLİTİK DÖNEM



M.Ö. 5500 ile 3000 yılları arasını tanımlayan ve bakır ve taş anlamına gelen Kalkolitik Çağ, bakırın eritilerek kalıplara dökülmesi sureti ile aletlerin yapıldığı, aynı zamanda taş aletlerin de kullanılmaya devam edildiği bir dönemdir. Önce Halaf ve Obeyd kültürleri ile başlayan sonrasında Uruk ile devam eden süreçte Mezopotamya’da gelişmiş köy ve ilk şehirlerin ortaya çıktığı belirtilmektedir. Bu dönemde bakır ile birlikte altın ve gümüş gibi değerli madenlerin ilk defa işlenme başlandığı ve bölgeler arası ticaretin önem kazandığı bir çağ olmuştur.   Anadolu’da Aslantepe, Köşkhöyük, Hacılar, Alişar, Çamlıbel, Tülintepe, Değirmen Tepe ve İkiztepe Kalkolitik Dönemin önemli yerleşimleri olarak bilinmektedir. 


TUNÇ ÇAĞI


Tunç Kalay ve Bakırın karışımından elde edilen bir madendir.
Tunç Çağı M.Ö. 3000 ile M.Ö. 1900’lü yıllar arasında yaşanmıştır.
Tunç Çağı Erken, Orta ve Geç olmak üzere üç tarihsel kategoride incelenir.
     
Özellikleri:

Tarıma dayalı köy kültürü
Tekerlekli arabanın ilk defa kullanılması
Ege, Mezapotamya ve Kafkas kültürleri arasında ticaret yolu ile kurulan ilişkiler
Troya I. temsilinde sur ile çevrili kent ve megaron tipinde evler

Dönemin önemli yerleşimleri:

Alacahöyük, Limantepe, Küllüoba, Karataş-Semayük, Beycesultan








Tarih Öncesi Çağlarda Sanat

15 Aralık 2016 Perşembe

Sanat Tarihi Bilimi

Sanat eseri ve sanat düşüncesinin yaşanan süreç içerisindeki olgular ile zaman dizisel (kronolojik) olarak ele alan bir bilim alanıdır.













Aristoteles'e göre sanat ''Doğru bir akıl yürütmeye dayanan ve insanın bir yaratış ortaya koymasını sağlayabilen yetenektir''..


Antik Yunan ve Roma Dönemleri


Avrupa'da 18. yüzyılda şekillenmeye başlayan sanat tarihi biliminin gelişim süreci 'Antik Çağ' ile birlikte başlatılır.


  • Antik Çağ'da değerli bazı takı ve kült eşyalarının tapınak ve hazine odalarında toplanıp korunması
  • Biyografiler ve zanaat tekniklerini anlatan kitapların yazılması
  • Sanatın kuramsal yapısı ve eleştirisine yönelik sorgulamalar
  • Platon ve Aristo gibi düşünürlerin güzele ve sanata dair düşüncelerini yayınlaması
  • Roma döneminde Pasiteles'in Mirabilia adlı yapıtı
  • Vitriviüs'ün  ' Mimarlık Üzerine On Kitap ' adlı eseri yayınlaması

Bahsi geçen önemli gelişmelere karşın Antik Çağ yazarları sanat tarihinin kurucusu, dolayısıyla Antik dönem sanat tarihi biliminin başlangıcı olarak kabul edilmez. Çünkü antik çağda sanat felsefe temelinde, doğa felsefesi, etik ve tragedya sorunları ile birlikte ele alınan bir olgudur. Roma döneminde ise dönemin sanatı konu edinen eserlerinde sanat tarihi kavramından çok o gün için geçerli olan sanat idealini anlatma eğilimi söz konusudur.



Ortaçağ Dönemi



  • Hristiyanlık Öyküleri
  • Azizler, Martyrler, ve Din büyüklerinin ikonografik dünyalarını konu edinen çalışmalar
  • Litürijik eşyaların müzelerde toplanması
  • Aquinolu Tommaso'nun '' İlahiyat Toplu Yapıtı '' adlı eseri yayınlaması

Rönesans Dönemi


  • Özgür ve Bağımsız Sanatçılar
  • Sanat Koruyucusu Seçkin Aileler
  • Sanat Eseri Toplayıcılığı ve Korunması
  • Alberti'nin '' Deriptio Urbis Roma '' ve '' De Pittura '' adlı eserlerini yayınlaması
  • Giorgio Vassari'nin Ünlü İtalyan  Mimar, Ressam ve Heykelcilerin Yaşam Öyküleri adlı kitabını yayınlaması
  • İlk Güzel Sanatlar Akademisi : Academia della arti del Disegno (1563)
  • Fransız Akademisinin Kurulması (1635)
  • Paris Kraliyet Resim ve Heykel Akademisinin Kurulması (1648)
  • Avusturya Wiener Kunst Akademisinin Kurulması (1692)
  • Almanya Berlin Akademisinin Kurulması (1696)

18. Yüzyıl



  • Politika, Endüstri ve Kültür Alanında Köklü Değişmeler
  • 1738 ve 1763 Yıllarında Pompei ve Herculaneum'da Kazılara Başlanması
  • Arkeoloji Biliminin Doğuşu
  • İlk Sanat Tarihi Kitabı : Winckelman ( Antik Çağ Sanatı Tarihi )

19. ve 20. Yüzyıl


  • 1844 Yılında Berlin Üniversitesi'nde İlk Sanat Kürsüsü Kurulur
  • 19. Yüzyıl Sanat Tarihi Yazımı Deneycilik ve İdealizm Merkezinde Şekillenir
  • Hegel'in ' Estetik Dersleri' Adlı Eserini Yayınlaması
  • Heinrich Wöfflin'in Klasik Sanat ve Sanat Tarihinin Temel Kavramları Adlı Eserini Yayınlaması
  • Erwin Panofsky'nin İkonoloji ve İkonografik İncelemeler Adlı Eserini Yayınlaması
  • Arnold Hauser ve Herbert Read Temsilinde Sanat ve Toplumbilim  İlişkisine Dair Sorgulamalar
  • E.H Gombrich' in '' Sanatın Öyküsü '' Adlı Eserinin Yayınlanması ( 1976 )

Türkiye'de Sanat Tarihi Bilimi


Türkiye 'de Sanat Tarihi 20. Yüzyılın ortalarından itibaren bir bilim dalı olarak karşımıza çıkar. Fakat söz konusu süreç birden bire oluşan ve gelişen bir süreç değildir. Daha önceki bölümlerde bahsettiğimiz gibi Antik Dönem ve Rönesans Döneminde karşımıza çıkan sanat koruyuculuğu ve sanat eserlerini saklama anlayışını osmanlı imparatorluğunun farklı dönemlerinde de görmek mümkündür.

  • Cafer Çelebi'nin ' Risale-i Mimariye ' adlı eseri
  • Mühendishane-i Berri Humayun (1795) ve Mekteb Harbiye (1834) gibi okullarda mimari ve resim derslerinin verilmesi
  • 19. Yüzyılda Aya İrini Kilisesi ( Müze-i Hümayun )' nin müzeye dönüştürülmesi ve Arkeoloji müzesinin kurulması
  • Osman Hamdi Bey tarafından 1882 yılında Sanayi-i Nefise Mektebinin kurulması













Kronolojik olarak Sanat Tarihi Bilimi

Sanat Nedir ?

Sanat kelimesi arapça ''sana'a'' fiilinden türemiş bir isimdir. Sözlük Anlamı '' Bir duygu, tasarı, güzellik vb. olguların anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık''tır. Yaygın tanımı ''Estetik kaygılar ile eser / form yaratmak''tır.

Kant'a göre Sanat..

''Bir insan becerisi olarak sanat, bilimden, pratik yeti kuramsal yetiden ne denli farklı ise o denli farklıdır. Sanat zanaattan da farklıdır, çünkü sanatın özgür, zanaatın ise paraya bağlı olduğu söylenir.''


Sanatçı Kimdir ?

Sanatçı, sanat eseri yaratma kaygısıyla yola çıkarak eser üreten kişi olarak tanımlanır.



Sanat Türleri



Sanat Olgusu ve Sanat Türleri

2 Aralık 2016 Cuma


Kuram ve Çözümleme



20. yüzyılın başlarından itibaren Morelli, Riegl, Warburg, Wölfflin ve son olarak Panofsky gibi araştırmacılar Sanat Tarihi ve Sanat Eleştirisinde yeni kuram ve analizler gerçekleştirmiş, Sanat Tarihini belirli dönemlere ayırmış ve sanat tarihinin bilimsel temellerini atmışlardır. Wölfflin 1915 yılında yayınladığı “Sanat Tarihi’nin Temel Kavramları” adlı eseri ile o döneme kadar kapsamlı bir tartışmaya konu olmayan Sanat Tarihi terminolojisini esas almış ve kendisinden sonra yapılacak Sanat Tarihi araştırmalarına ışık tutacak teoriler geliştirmiştir.




HEINRICH WOLFFLIN



1864 Yılında İsviçre’nin Winterthur Kasabasında dünyaya gelen Wölfflin 1882-1886 yılları arasında Basel Üniversitesi’nde Sanat Tarihi ve Felsefe Eğitimi görmüş olup, Jacob Burckhardt’ın öğrencisidir.

1888 yılında Rönesans ve Barok, 1899 yılında Klasik Sanat adlı eserleri yayınlayan Wölfflin’in Sanat Tarihi alanında derin etkiler yaratan çalışması olan “Sanat Tarihi’nin Temel Kavramları” adlı eseri 1915 yılında yayınlamıştır. 1901-1912 yılları arasında Berlin Üniversitesinde, 1934 yılına kadar ise Münih Üniversitesinde Sanat Tarihi Profesörlüğü yapan Wölfflin 1945 yılında 81 yaşında Zürih’te vefaat etmiştir.

Wölfflin’in Sanat Tarihi’nin Temel Kavramları adlı eserinde sanatı biçim form ve kompozisyon olarak analiz edebilecek kriterler ortaya koyduğu ve sanat yapıtının diğer sanat yapıtlarına doğadan daha fazla şey borçlu olduğunu vurgular. Wölfflin bu anlayışı Rönesans ve Barok Sanatı temsil eden beş karşıtlık olgusu ile tanımlamıştır:

Rönesans ve Barok Sanat Arasındaki Farklar




ERWİN PANOFSKY




1892’de Almanya’nın Hannover kentinde doğduğu bilinen Erwin Panofsky 1926-33 yılları arasında Berlin, Münih ve Hamburg Üniversitelerinde profesör olarak görev yapmıştır. 1931-33 yılları arasında New York Üniversitesi’nde misafir profesör olarak dersler verdiği bilinen Panofsky’nin 1934 yılında ABD’ye yerleştiği ve ömrünün sonuna kadar Princeton Üniversitesi, Institute for Advanced Study’de görev yaptığı bilinmektedir.


 Başta 1939 yılında yayınlanan İkonoloji Araştırmaları (Studies in İconology) olmak üzere çok sayıda yayınlanmış eseri olan Panofsky çalışmalarında sanatı çağın insan eylemlerinin bütünü içinde ele almış ve dış görünüşlerin ötesinde, sanatın anlamsal yanıyla da ilgilenmiş, sanat yapıtının yaratılmasındaki özel yanları bulup çıkarmaya çalışmıştır.


PANOFSKY'NIN ESERLERİ

  • Idea: A Concept in Art Theory (1924)
  • Perspective as Symbolic Form (1927)
  • Studies in Iconology (1939)
  • The Life and Art of Albrecht Dürer (1943)
  • Gothic Architecture and Scholasticism (1951)
  • Early Netherlandish Painting (1953)
  • Meaning in the Visual Arts (1955)
  • Pandora's Box: the Changing Aspects of a Mythical Symbol (1956) (Dora Panofsky)
  • Renaissance and Renascences in Western Art (1960)
  • Tomb Sculpture (1964)
  • Problems in Titian, mostly iconographic (1969)




Erwın Panofsky'nin İkonografik Çözümleme Yöntemleri







BİRİNCİL DOĞAL ANLAM

Bir resimde gördüğümüz biçimleri, tanıdığımız kimi nesnelere benzetmekle, bu biçimler arasındaki Iikileri belirtmekle, yani biçimlerin hangi hareketler içinde olduklarını saptamakla elde ettiğimiz anlam olgusal anlam olarak tanımlanır. Belirli nesnelere benzetip adlandırdığımız, peşinden hangi hareketler içindebulunduğunu saptadığımız bu biçimlerin ifadesel niteliklerinin tespiti ifadesel anlamı ortaya koyar. Olgusal ve ifadesel anlam bütün olarak Doğal Anlamı oluşturur.


İKİNCİL ( DANIŞIKLI ) ANLAM

Anlaşmalı anlam bize ilk bakışta kapalı kalan ve gündelik pratik deneyimlerimizle açıklayamadığımız anlamlardır. Anlaşmalı anlama ulaşmak için yapılacak ilk iş araştırmadır. Bu araştırma eserin temsil ettiği dönem ve içeriğe bağlı olarak, Mitoslar, Tevrat, İncil, Kuran vb. Kaynaklar olabilmektedir.




İÇSEL ( ASIL ) ANLAM - İÇERİK

Panofsky’nin bir resmin algılanmasında önerdiği üç anlam evresinin
sonuncusu Asıl Anlam yada İçsel Anlam olarak ta taınmlanan İçerik safyasıdır. 

Bedrettin Cömertin aktarımı ile bir resim eserinin içeriği, başka bir değişle asıl anlamı, bir ulusun, bir dönemin, bir sınıfın, dinsel yada felsefi bir anlayışın
Bir sanatçı kişiliği tarafından nitelenmiş ve bir eserde yoğunlaşmış temel davranışını belirten temel değerlendirilmesi, Insanlığın ulaştığı düşünce ve beğeni aşamasındaki yerinin belirlenmesi, yani gerçek anlamda algılanıp, estetik bir bütünlük içinde yaşanılması, insanın öteki etkinlikleriyle uyum içinde bir ilişkiye sokulmasının sağlanması için uygulanan işleme İkonolojik yorum adı verilir.

 Söz konusu aşamaların sonunda eser algılanmış olabilecektir. 




Sanat Kuramları Wölfflin ve Panofsky

 
Sanat Tarihçi © 2017 -